CD-Rom’lar nasıl çalışır
Genel Bilgi
CD-ROM (Compact Disk Read Only Memory / Kompak Disk Sadece Okunabilir Bellek) sürücüleri basitçe tanımlamak gerekirse; plastik özlü, yüksek kapasiteli CD’leri okumak için tasarlanmış donanımlardır.
Bir CD-ROM sürücüsü değişik formatlarda yazılmış CD’leri okuyabilir. Örneğin müzik setlerimizde dinlediğimiz CD’ler, veri CD’leri ve CD-I formatındaki sinema CD’leri gibi.
CD-ROM’lar adından da anlaşılacağı gibi sadece okunabilirlerdir. Bir CD-ROM sürücüsü CD üzerine kayıt işleminde bulunamaz. CD’lerin üzerine kayıt işlemi CD Recorder’lar yani Cd yazıcıları tarafından yapılabilir.
CD-ROM’lar ilk piyasaya çıktıkları günden bu yana oldukça popüler bir multimedya donanımı olarak kabul gördüler. Bunun nedeni Floppy disklere göre çok yüksek kapasiteye sahip olmaları ve veri erişim hızlarının bir sabit disk kadar olmasa da çok hızlı olmasıdır.
Ayrıca CD yazıcıların piyasaya sürülmesiyle MB başına düşen maliyet azalmıştır. Bugün hemen hemen tüm bilgisayarların üzerinde bir CD-ROM sürücü bulunmakta.
CD-ROM’ların bu yüksek kapasiteleri sayesinde filmler, ansiklopedi ve benzeri yüksek kapasiteli dokümanlar tek bir CD içerisine sığdırılabilmektedir. Bir CD’ye 650-700 MB veri yada 74-80 dakika film kaydedebilirsiniz.
İlk piyasaya çıktıkları günlerde tek hızlı olarak sunulan CD-ROM sürücüleri bugün neredeyse bir sabit diskin veri erişim hızına yetişmek üzereler.
CD’LERİN TARİHİ
Cd kavramı ilk kez 1980 yılında Philips laboratuarlarında dünyaya tanıtılmıştır. Buluş babaları Philips ve Sony ürünü 1982 yılında piyasaya sürdüler. O zamanlar PC’lerimizden sinir edici “beep” sesleri çıkıyor ve mağara adamlarının çizdikleriyle eş kalitede grafikler görüyorduk. Daha sonra özellikle multimedya kavramı ve rekabet tüm bunları değiştirdi ve günümüzdeki üstün PC özelliklerine ulaşıldı. Bu gelişme sırasında elbette CD’leriniz de bazı değişikliklere uğradı ve yeni standartlar kazandı.
Değişik zamanlarda CD’yi icat eden şirketler ve bilgisayar dünyasındaki birkaç dev şirket daha CD ve CD sürücülerine değişik standartlar ekledi. Her seferinde kırmızı kitap, yeşil kitap gibi isimler altında yeni iyileştirmeler ve standartların duyurusu yapıldı. Farklı standartlar isimleriyle değil, renkleriyle de anılırdı.
CD sürücüleri ilk kez piyasaya sürüldüğünde bu gün olduğu gibi doğrudan anakartalardaki soketlere doğrudan bağlanan aygıtlar değillerdi. Sürücü ya ses kartına ya da ayrı bir IDE kontrol kartı sayesinde kullanılabiliyordu. Bu sebeple DOS’a bir ya da birkaç sürücünün tanıtılması gerekiyor ve kullanım oldukça zorlaşıyordu. Daha sonra çıkan standartlarla arabirimler değişti. Aynı şekilde CD-ROM’ların daha da yaygınlaşması ve değişik kullanım alanı bulması için farklı seçenekler çıkarıldı. O zamanlar laboratuarlardaki araştırmacılar yaptıkları standartları tarihlerine göre bir dosyaya koyar ve bu dosyalar, tarihiyle değil, rengiyle anılırlarmış. Aynı mantıkla Philips, Sony ve daha sonra aralarına katılan Microsoft, Kodak gibi firmalar bu tür renkli dosya isimleri altında birbiriyle bağlantılı standartları belirlediler.
İlk çıkan kırmızı dosya adındaki standartlar topluluğu, bizim bu gün kullandığımız temel standartları belirliyordu. 16 bitlik PCM (44.1 KHz ses, diskin ebatları ve fiziksel yapı.). Arabirim için gerekli teknik bilgi ve hata düzeltme mekanizmalarının nasıl kullanılabileceği kırmızı dosyanın konularıydı.
Daha sonra çıkan sarı dosyada, kırmızı dosyada bulunan veriler iyileştirildi ve farklı olarak dijital verilerin CD-ROM’lara yerleştirilmesi için gerekli sektör ve disk yapısına ait veriler belirlendi. Bu sayede bilgisayarla CD-ROM’larla tanıştı. Bu standart topluluğunun bir uzantısı olarak da CD-ROM XA standardı geliştirildi.
Yeşil dosya adı verilen dosyada CD-I standardı gündeme geldi. Bu standart sayesinde CD-ROM’lar 19 saatlik sesi ve 72 dakikalık tam ekran videoyu taşıyabilir oldular. Aynı dosyada CD-ROM’a eş zamanlı görüntü kaydı; A, B, C seviyelerinde ADPCM stereo ses kaydının nasıl yapılacağı; CD-ROM sürücülerinin bilgisayarda nasıl çalışacağını belirleyen işletim sistemi esasları tespit edildi. Tam hareketli filmler için gerekli MPEG standardı da bu dosyanın bir uzantısıydı.
Bu dosyaları izleyen iki dosyada temel olarak verilen standartlar yazılabilir CD’ler, Video CD ve MPEG CD’lerinin uluslararası standartlara uyum sağlaması için geliştirilen tanımlamaları içeriyorlardı. Video CD ve MPEG konusunda yüzlerce yeni tanımlama bu iki dosyada yapıldı. Bu iki dosyada yapılan belirlemeler ve getirilen teknik detayların ardından bu gün halen kullanılan beyaz dosya standartları getirildi. Böylece CD’ler ve CD sürücüler günümüzde de kullanılan gerekli teknik tanımlamalarına ulaşmış oldular.
En son eklenen standart ise Kodak ve Philips tarafından yapılan ve CD-I standartlarının bir uzantısı olan Photo CD idi. Devamlı çalınabilir ses ve ardı arda görülebilir fotoğraf dosyaları bu standardın bir parçasını oluşturmaktadır. Bugün CD sürücülerimiz yüzün üzerinde patent ve standarda uygun olarak tasarlanmak zorundalar. Bu standartlar, bilgisayarla nasıl iletişim kuracaklarından CD üzerindeki hataları nereye kadar görmezden gelebileceklerine kadar pek çok alanda yayılmış kuralları belirlemektedir. Üstelik her standart farklı CD çeşidi için farklı şekilde işler. Tüm bu prosedürler, bir CD sürücüsü içinde eksiksiz ve en ufak uyumsuzluk problemi olmadan çalışmalıdır. Aksi halde oluşabilecek en ufak bir uyumsuzluk verilerin gözükmemesi ya da kullanılamaması manasına gelir.
CD-ROM Sürücü Nasıl çalışır?
Birkaç yıl öncesine kadar pek az yazılım CD-ROM üzerinde sunulurken, bugün artık diskette yazılım bulmak çok zor hale geldi. Sony’nin geliştirdiği spiral şeklindeki veri kaydına sahip Compact Disc’ler günümüzde PC’lere ait temel kavramlardan biri olmuştur.
Temel Yapısı
Bilgisayar kullanan ve donanıma merakı olan herkes herhalde CD-ROM arıza yaptığında açmaya niyetlenmişizdir. Belki çoğumuz meraktan açıp neler var neler yok diye bakmışızdır. Şimdi size bu CD-ROM sürücülerin temel yapısından biraz bahsedelim. CD-ROM dört parçadan oluşur. Kurşun bir kutu içine yerleştirilmiş olan bu dört parçadan üç tanesi motordur. Bunlar;
1. CD’yi döndüren motor.
2. Lazer kafasını taşıyan motor.
3. Kapağın açılıp kapanmasını sağlayan ve CD ‘yi taşıyan tepsiyi hareket ettiren motor.
4. Üzerinde tüm elektronik kısmı barındıran ana karttır.
Üç Motor ve Bir Lazer
CD-ROM Sürücü toplam dört parçadan oluşur. Kurşun bir kutu içerisine yerleştirilmiş olan 4 parçanın üç tanesi motor ilk CD’yi döndüren motor, lazer kafasını taşıyan motor, kapağın açılıp kapanmasını sağlayan ve CD’yi taşıyan tepsiyi hareket ettiren motor da diğer hareketli parçalar. Son parça ise üzerinde tüm elektronik kısmını barındıran karttır. Elektronik kısma dahil olan parçalar ise motor kontrolleri, hata düzeltme bağlantı noktası ve diğer olması gereken hassas kontroller. Mekanik kısımda bulunan baskı mekanizması CD’yi taşıyan bir tepsi ve CD’yi sıkıştıran bir katmandan oluştur. CD sıkıştıktan sonra döndürülür ve iki çelik Ray üzerinde hareket eden lazer kafası CD üzerinde istenilen yere hareket eder. Okuma mekanizması da yansıma prensibi üzerine kurulur. Lazer kafası CD’ye çok yakın bir şekilde hareket ediyor ve lazer ışığı demetini dik bir açı ile veri spirali üzerine gönderiyor.
İyi pozisyon için gerekli süre erişim süresi olarak adlandırılan süreye eşdeğerdir. Güncel sürücülerin bir çoğu 80 milisaniyeden daha düşük bir erişim süresine sahipler. Bu da lazer kafasını taşıyan mekanizmanın sadece hızlı değil, aynı zamanda kesin çalıştığını da gösteriyor. Bunu sağlayan unsurların başında da lazer kafasını taşıyan rayların pürüzsüz yüzeylere sahip olmaları geliyor.
MOTOR, CLV, CAV ve PCAV
CD’lerin aygıt içerisinde döndürülmesini sağlayan motor iki farklı yöntemle çalışır. Şu anki modern CD sürücüleri de sayarsak aslında üç çeşit.16X’den düşük bir CD-ROM sürücünüz varsa muhtemelen CLV (constant linear velocity) metodunu kullandığını söyleyebiliriz.Bu metot ile çalışan bir aygıtın motoru CD,medyanın okumak istediği yerine göre farklı hızlarda döndürür.Kafa CD’nin dış kenarlarına doğru olan kısımdaki verileri okuyacaksa motor CD yi yavaş döndürür,merkeze yakın yerlerdeki bilgiler için ise hızlı. Microcontroller adı verilen bir işlemci sayesinde yapılan bu işlem müzik CD’lerimizde kullanılan sistemin aynen CD-ROM sürücülere aktarılmasından kaynaklanır. Yeni çok hızlı CD-ROM sürücüler ise bu değişkenlik yerine CD’nin sabit hızda döndürüldüğü CAV(constant angular velocity) sistemi kullanılır ki bu da sabit disklerde kullanılan metottur.Kafanın nerde olduğuna bakılmaksızın motor aynı hızda döner.Bilgiler CD üzerinde halkalar şeklinde (iz) yer aldığından ve hız da sabit olduğundan kafa daha büyük yörüngede daha fazla bilgi okuyacaktır.Bu sebepten CAV teknolojini kullanan CD-ROM sürücüler dış izlerde daha fazla veri transferi yaparlar.Bu teknolojiye geçiş motorun daha fazla döndürebilme kapasitesine karsın,CLV kullanılması halinde değişik devirlere inip çıkmanın zorluğundan doğmuştur. Günümüzün modern CD sürücüleri ise bu iki tekniği birleştiren PCAV (partial constant angular velocity) tekniğini kullanmakta.PCAV teknolojisi dış sektörlerde CLV’ye geçiş yapar.Tüm bu tekniklerde motor mekanizmasını başarısı büyük önem taşıyor.Oldukça yüksek hızlarda dönen bu mekanizmadaki küçük bir hata dönüş hızının yüksekliği yüzünden ciddi okuma problemlerine yol açar. Genel olarak teoride bu X hızı sıralı okuma için gereklidir.Oysa pratikte bu pek olmaz ve sürücü okuma sırasında faklı bölgelere gidip gelebilir.
KAFA
CD-ROM sürücülerin çalışma esası da tıpkı sabit disk ve disket sürücü mantığına dayanır. Yani okuyucu/yazıcı kafa bir kafa ve medya. Aralarındaki çalışma farkı kullanıldıkları medyanın dışında bu bahsettiğimiz kafalardadır.CD’nin üzerinde içerden dışarıya doğru hareket ederken CD’nin döndürülmesi işlemi sayesinde istediği bölgeye ulaşabilir.Kızılötesi lazer diyotu, ışın parçasını üzerindeki bütünleşik bir ayna yardımı ile lense yollar.Işın buradan hareketli kafa vasıtası ile hedeflenerek CD’nin belirlenmiş bir noktasına ulaşır.Bu aşamada CD’lerin üzerinde aslında gözle görülmeyen ufak çukurlar bulunduğunu ve çukurlar ile düz kesimlerin,verilerin kodlanmasını sağlayan 0 ve 1 rakamlarına tekabül ettiğini belirtelim. Işının bir kısmı CD üzerindeki bu çukur ve düzlüklerden geriye yansır.Bu yansıma yine toplayıcı ve ayna kombinasyonları ile foto detektöre yollanır. Burada da yansımanın çokluğu yanında azlığı ile orantılı olarak sistemin anlayabileceği hale dönüştürülür.
CD-ROM SÜRÜCÜDE HIZ
Bildiğimiz gibi CD-ROM sürücülerin hızları X ile gösteriliyor. Temel olarak müzik setlerinde kullanılan ve CD’yi 210 ile 539 devir arası döndürebilen CD Player’ların hızı 1X olarak kabul edilir. 2X hızındaki bir CD-ROM sürücü ise 420 ila 1078 devir hizmet verebiliyor ve böylece X’ler arttıkça devir de artıyor. Devir artmasına artıyor da acaba performans da artıyor mu? Çoğu kullanıcı için bu X’ler performans için bir kıyaslama göstergesi. Yani örneğin 32X bir CD-ROM sürücüye gerek veri aktarım kapasitesi gerekse erişim süresi bakımından 16X’in 2 katı performanslı gözüyle bakılıyor.Ya da 16X’in 4 dakikada kopyaladığını 32X 2 dakikada kopyalar şeklinde düşünülüyor. Oysa pratikte böyle değil. Teoride 1X’in saniyede 150 KB veriyi transfer edebildiği kriteri baz alınarak 32X bir CD-ROM sürücünün saniyede (32*150) 4,8 MB veri transfer etmesi gerekir. Ancak bu performansı yakalamak sadece motorun devir sayısına değil daha birçok faktöre bağlıdır.
Günümüzde kullanılan uygulamaların çoğu CD’nin üzerindeki çeşitli yerlerde yer alan bilgileri kullanır.Yani CD-ROM sürücünün sıralı okuma yapmasına gerek kalmaz.Hal böyle olunca da erişim süresi ön plana çıkar. 32X bir CD-ROM sürücünün 1X e göre 32 kat daha fazla ya da buna yakın performans gösterebilmesi için sıralı okuma gerektiren uygulamalar ile çalışıyor olması gereklidir (örneğin filmler). Öte yandan CAV teknolojini kullanan yeni CD-ROM sürücülerde X karşılaştırmanı ancak dış izler üzerinde çalışırken görebiliriz.Çünkü CD sabit hızda dönmekte ancak dıştan içe doğru izlerdeki bilgi azalmaktadır. Daha net anlatmak gerekirse CD-ROM sürücüsünün performansı önemli ölçüde kullandığı medyaya bağlıdır ve CAV kullanan sürücüler gerçek X’lerini sadece en dış izde gösterebilir. CD’nin daha az bilgi içeren tam ortalarına gelindiğinde performans neredeyse yüzde 40 oranında düşer. İşin kötüsü CD’ler üzerine bilgiler içeriden dışarıya doğru yazılmaya başlanır. Doğal olarak yarısı boş bir CD’nin okuması sırasında dış izler boş olduğundan CD-ROM sürücünün üzerinde yazılan X’e asla ulaşılamaz. CAV kullanmak bir miktar yanıltıcı olmasına karşın motorun sabit devirde dönmesi ve CLV de olduğu gibi ikide bir devir değiştirmediğinden büyük kazanç sağladığı da inkar edilemez.Demek ki bir CD-ROM sürücünün performansı sadece X değil kontrol mekanizması, ön bellek miktarı, motorun devirden devire ne kadar hızlı geçebildiği, kullanılan bilginin CD üzerindeki yeri gibi faktörler de söz konusudur.
ÇALIŞMA PRENSİBİ
Çalışma prensipleri aslında oldukça basittir. Bir lazer ışını demeti polikarbonattan yapılmış kaplama malzemesini aşarak içteki alüminyum tabakaya çarpar. Bu tabaka üzerinde spiral şeklinde küçük girintiler (çukur) vardır. Eğer lazer demeti pitlerin olmadığı bir alana isabet ederse (tepe) bir fototransistör yönünde geri yansıyor. Çukura denk gelen bir ışın da yansıyor. Ancak ışığa duyarlı bir transistör yönünde değil. Böyle basit bir şekilde kodlanmış olan veriler bir elektronik devre aracılığı ile değerlendiriliyor ve en başta ki (CD’ye yazılmadan önceki hal) elektriksel sinyallere çevriliyor.
CD üzerinde bir bit için yalnızca çukur ile tepe arasındaki değişme kullanılsaydı çoğu CD’nin pek bir şansı kalmayacaktı. CD üzerinde çok küçük bir çizik bile CD’ye kaydedilmiş verilerin tekrar okunmasını engelleyecekti ve tüm programı hatta CD’yi kullanılmaz hale getirecekti. Bu sebepten CD’lerin çalışma prensibi biraz daha gelişmiştir. Çukur ve tepelerin bir birini takip etmesi sıfır olarak değerlendiriliyor. Düzenin bozulması sonuncunda 1 oluşuyor.
Çukur ve tepelerden oluşmuş spiralli sürücü en içten başlayarak dışarıya doğru okuyor. Verilerin okunması sırasındaki hız açısındaki bu bir sorun oluşturuyor. Çukur ve tepeler arasındaki mesafenin her yerde eşit olması ve aynı sürede dış kenara yakın bir yerden içeridekilere oranla daha fazla veri okunabileceğinden çeşitli farklı teknikler de geliştirilmiş. CD-ROM’un spiralleri üzerinde her biri yaklaşık 2kb’lık veri saklayan sektörler bulunur. Sektörler ayrıca senkronizasyon ve hata düzeltmek için gerekli bazı byte’lara da sahiptir. CD-ROM sürücü CD üzerindekileri 4 kere üst üstte okuyor ve daha sonra verileri veri kanallarına yerleştiriyor.
Güvenlik Önlemleri
Hata Düzeltme
CD-ROM içinde veriler içinde 2kb’lık sektörler içinde saklanıyor. Bu sektörün tamamı kullanılabilir verilerle dolu değildir. Byte’ların bir çoğu hata tespiti ve düzeltilmesi için ayrılmış. 1kb’lık bir veriyi işlemciye yollamadan önce, ilgili kısım sürücü tarafından dört kere okunuyor.
Hata düzeltmenin gerekliliği CD’lere yakından bakınca daha iyi anlaşılıyor. Parmak izler, tozlar, çizikler yansıma prensibini bozabilecek sorunlardır. Hata düzeltme mekanizması çeşitli sebeplerden düzgün yansımayı engelleyen bu sorunlarla baş edebilmeli ve güvenlik verilerinden hareketle hataları düzeltebilmelidir. Burada elektronik kısmın bir özelliği olmalı ki, o da hızıdır. Ancak sürekli daha da hızlanan sürücülerde hata düzeltme için gerekli olan sürede gittikçe azalıyor.
Bu noktada sürücüler bir hileye başvuruyorlar: CD-ROM’un dönüş hızını düşürüyorlar. Tabii hata düzeltme için gerekli zamanı bulamıyorlarsa... Bu hız saniyede yaklaşık 3600kb olan veri transfere hızını saniyede 100kb’a kadar düşer.
Bu hız düşürme işlemi sürücünün performansını etkiliyor. Burada ilgimizi çeken bir diğer nokta ise, bazı sürücülerin hızlarını düşürdükten sonra tekrar hızlanamamalarıdır. Örneğin 24 hızlı bir sürücü 1 hızlı bir sürücü gibi çalışmaya devam ediyor. Bazı sürücüler hızlarını hatayı düzelttikten sonra tekrar arttırıyorlar ve bazıları da ufak çizikler üzerinden hiç hata yokmuş gibi çekiyorlar. Bu durumda hata düzeltilmediği için o kısımdaki verilerin ait olduğu programın çalışma şansı olmayacaktır. Bu tip CD’ler daha düşük bir hızda çalışan sürücüler ile (örneğin 4 hızlı) okunabilir. Daha önce okumanın mümkün olmadığı kısımlar sabit diske veya başka bir CD’ye yazılarak veriler kurtarılabilir.
Bir önemli nokta vardır ki sürücülerin hızını mekanik aksamları etkilemez. Bu amaçla artık günümüzde bu sorun artık ortadan kalkmak üzeredir. CD sürücüler sabit disklere kafa tutmaya başlamıştır.
Hızlı CD sürücüler bu aşamada gene bir engelle karşılaşmaktadırlar. Bu sorun ise CD sürücünün tamamen mekanik kısmıyla ilgili olan VİBRASYON (titreşim) dur. Çok yüksek hızda dönen bir disk sürücünün hatta bilgisayar kasasının sallanmasına sebep oluyor.
Vibrasyona karşı önlemler
16 hızlıdan sonraki CD sürücülerde yeni bir sorun ortaya çıkıyor: eğer CD’nin ortasında bulunması gereken delik tam tamına ortasında değilse yada CD’nin kalınlığında yer yer farklılaşma varsa dönüş sırasında cihaz sallanmaya başlıyor. Bu vibrasyonda kullanıcının sinirini bozmaktan öte lazer kafasını taşıyan aksamı bozabilir ve sürücüyü kullanılamaz hale getirebilir.
Bu rahatsız edici duruma karşı alınan önlem oldukça basit. CD’yi taşıyan kısım yumuşatılır, yani sarsıntıyı emici hale getiriliyor. Kullanılan malzeme lastik veya buna benzer suni malzemelerdir.
Böylece sarsıntı, merkezinde yok edilip diğer kısımlara ve hatta makinenin bütününe taşması engellenir. Ayrıca CD’ler hem alttan hem üstten sabitlenerek eskilere göre daha da sağlam sabitlenmiş oluyor. Böylelikle olanaklı titreşimlerin bir kısmı da bu önlemle giderilmiş oluyor.
ATAPI ve SCSI Arabirimler
CD-ROM sürücüler ilk çıktıklarında her biri kendine özel bağlantı kartlarıyla gelmişti. Bu kartı taktıktan sonra sürücü ona bağlanır ve DOS altında ayarlamalar sonucunda işlemler gerçekleştirilirdi. Ana kartlar üzerine entegre edilen IDE bağlantı noktaları sorunu daha da büyütmüştü. Tam bu sıralarda ortaya çıkan ATAPI standardı durumu kurtardı. Bununla beraber artık CD sürücüyü iki porttan birine takarak çalıştırabiliyoruz.
Windows 95 ,98 ve NT takılan sürücüyü direk olarak tanımakla beraber DOS ve Windows 3.x için 16 bitlik sürücülere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sürücülerde ilgili üreticiler tarafından temin edilmektedir.
SCSI arabirimli sürücüler ise neredeyse hiç değişmedi. Direk olarak SCSI bağlantı noktasına bağlanarak kullanılıyorlar. Tanıtma işi ATAPI’lerle aynıdır.
Aralarındaki en büyük fark fiyat farkıdır. ATAPI arabirimliler ucuz ve ayrı karta ihtiyaç duymadan çalışırlar. SCSI’ler ise hem pahalı hem de ayrı karta ihtiyaç duymaktadırlar. Aralarındaki bu fiyat farkının sebebi, SCSI’lerin profesyonel kullanım için daha sağlam inşa edilmiş olmasıdır.
BIOS’un Desteği
CD den açılış; yaklaşık 2-3 senedir yazılan BIOS ‘lar ve üretilen SCSI kontrol kartları bir işletim sisteminin CD’den açılışına izin veriyor. Prensibi basit; BIOS aracılığı ile özel EIDE veya SCSI arabirimli sürücü içerisindeki CD’ye kaydedilmiş sistem okunuyor ve yükleniyor. Bu sırada CD sürücü üzerinde disket sürücünün veya sabit diskin emülasyonu yapılıyor. CD üzerindeki veriler üzerinde başka sürücülerin emülasyonunu da yapmak mümkündür.
10 Aralık 2009 Perşembe
29 Kasım 2009 Pazar
Uyku, hazırda bekleme ve karma uyku modları arasındaki fark nedir?
Uyku, hazırda bekleme ve karma uyku modları arasındaki fark nedir?
Uyku modu çalışmaya yeniden başlamak istediğinizde bilgisayarın tam güçle hızlı bir şekilde çalışmaya (genellikle birkaç saniye içinde) devam etmesini sağlayan bir güç tasarrufu durumudur. Bilgisayarınızı uyku moduna geçirmek bir DVD oynatıcısını duraklatmaya benzer: Bilgisayar yaptığı işlemi hemen durdurur ve çalışmaya devam etmek istediğinizde tekrar başlatmaya hazırdır.
Hazırda bekleme modu, özellikle dizüstü bilgisayarlar için tasarlanan bir güç tasarrufu durumudur. Uyku modu çalışmanızı ve ayarlarınızı belleğe yerleştirip az bir miktar güç kullanırken, hazırda bekletme modu açık programlarınızı ve programlarınızı sabit diskinize yerleştirir ve bilgisayarınızı kapatır. Windows'da bulunan tüm güç tasarrufu durumları arasında en az güç kullanan hazırda beklemedir. Dizüstü bilgisayarda, dizüstü bilgisayarınızı uzun süre kullanmayacağınızı ve bu süre boyunca pilini değiştirme fırsatınız olmayacağını bildiğinizde hazırda bekleme modunu kullanın.
Karma uyku modu özellikle masaüstü bilgisayarlar için tasarlanmıştır. Karma uyku modu, açık belgeleri ve programları belleğe ve sabit diskinize yerleştirir ve ardından bilgisayarınızı çalışmaya hızlı bir şekilde devam edebilmenizi sağlayan düşük bir güç kullanımı durumuna geçirir. Bu şekilde, güç kesintisi oluştuğunda Windows çalışmanızı sabit diskinizden geri yükleyebilir. Karma uyku modu açık olduğunda, bilgisayarınızı uyku moduna geçirmek otomatik olarak karma uyku moduna geçmesini sağlar. Karma uyku modu masaüstü bilgisayarlarda varsayılan olarak kapalıdır.
Uyku modu çalışmaya yeniden başlamak istediğinizde bilgisayarın tam güçle hızlı bir şekilde çalışmaya (genellikle birkaç saniye içinde) devam etmesini sağlayan bir güç tasarrufu durumudur. Bilgisayarınızı uyku moduna geçirmek bir DVD oynatıcısını duraklatmaya benzer: Bilgisayar yaptığı işlemi hemen durdurur ve çalışmaya devam etmek istediğinizde tekrar başlatmaya hazırdır.
Hazırda bekleme modu, özellikle dizüstü bilgisayarlar için tasarlanan bir güç tasarrufu durumudur. Uyku modu çalışmanızı ve ayarlarınızı belleğe yerleştirip az bir miktar güç kullanırken, hazırda bekletme modu açık programlarınızı ve programlarınızı sabit diskinize yerleştirir ve bilgisayarınızı kapatır. Windows'da bulunan tüm güç tasarrufu durumları arasında en az güç kullanan hazırda beklemedir. Dizüstü bilgisayarda, dizüstü bilgisayarınızı uzun süre kullanmayacağınızı ve bu süre boyunca pilini değiştirme fırsatınız olmayacağını bildiğinizde hazırda bekleme modunu kullanın.
Karma uyku modu özellikle masaüstü bilgisayarlar için tasarlanmıştır. Karma uyku modu, açık belgeleri ve programları belleğe ve sabit diskinize yerleştirir ve ardından bilgisayarınızı çalışmaya hızlı bir şekilde devam edebilmenizi sağlayan düşük bir güç kullanımı durumuna geçirir. Bu şekilde, güç kesintisi oluştuğunda Windows çalışmanızı sabit diskinizden geri yükleyebilir. Karma uyku modu açık olduğunda, bilgisayarınızı uyku moduna geçirmek otomatik olarak karma uyku moduna geçmesini sağlar. Karma uyku modu masaüstü bilgisayarlarda varsayılan olarak kapalıdır.
Hazırda bekleme nedir?
Hazırda bekleme açık belgelerinizi ve programlarınızı sabit diskinize kaydeden ve ardından bilgisayarınızı kapatan bir güç koruma durumudur. Bilgisayarı yeniden kullanmaya hazır olduğunuzda, bilgisayar birkaç saniye içerisinde hazırda bekleme modundan çıkar ve kaydedilmiş olan tüm açık programlarınızı ve belgelerinizi geri yükler. Windows'un kullandığı tüm güç koruma durumları arasında en az güç kullanan hazırda beklemedir. Uyku modundan farklı olarak bir mobil bilgisayardaki hazırda bekleme modu, açık belgelerinizi ve programlarınızı kaydetmek için güç gerektirmez. Uyku modunun devam edebilmesi için az miktarda güç gerekli olduğundan, Windows pil gücü tasarrufuna yardımcı olmak amacıyla uzun bir süre sonra mobil bilgisayarı otomatik olarak hazırda bekleme moduna geçirir. Bir mobil bilgisayardaki hazırda bekleme, açık belgelerinizi ve programlarınızı kaydetmek için güç gerektirmediğinden, pil şarjı ciddi boyutlarda azaldığında Windows mobil bilgisayarı otomatik olarak hazırda bekleme moduna sokar. Bir mobil bilgisayarda hazırda bekleme modunu, mobil bilgisayarınızı uzun bir süre kullanmayacağınızı ve bu süre boyunca pilinizi değiştirme fırsatınız olmayacağını bildiğinizde kullanmalısınız.
Uyku modu dizüstü bilgisayarımın pilini tüketir mi?
Uyku modu, bir gece ışığının tükettiği kadar az miktarda güç gerektirir. Bilgisayar uyku moduna girdiğinde dizüstü bilgisayarınızın pili kritik düzeyde azalmış durumdaysa, Windows dizüstü bilgisayarı otomatik olarak hazırda bekleme moduna geçirir.
Bilgisayarım uyku modundayken verilerim güvende mi?
Bilgisayarınız uyku modundan döndüğünde, kilidini açmak için parola isteyerek yetkisiz erişimi engelleyebilirsiniz.
28 Kasım 2009 Cumartesi
Notebook Batarya ( Pİl ) Hakkinda Genel Bİlgİler
Batarya, kısaca; notebookun adaptör vasıtası ile şebeke elektriğine bağlı olmadığı durumlarda notebooku çalıştırmaya yarayan pillerin bütünüdür. Bataryaların içerisinde Ni-Mh ve sıklıkla Li-Ion pil hücreleri, ayrıca bu hücreleri kontrol eden ve notebook ile batarya arasındaki iletişimi sağlayan bir de elektronik devre mevcuttur. Pil hücrelerinde depolanan enerjinin miktarı toplamda bataryanın kapasitesini ifade eder. Bir bataryanın kapasitesi mAh ile ifade edilir ve bu değer ne kadar yüksek ise bataryanın kapasitesinin de o kadar yüksek olduğu anlaşılır.
Batarya kullanım şekli pil hücrelerinin ömrü açısından çok önemlidir. Bir notebook bataryasını maksimum verimle uzun ömürlü kullanmak için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir:
1) Bataryayı sürekli canlı tutunuz. Haftada en az bir kez deşarj ve şarj işlemini gerçekleştiriniz. Uzun süre şarj-deşarj işlemi yapılmazsa hücreler enerji depolama özelliğini yitirmeye başlarlar.
2) Notebooku mümkün oldukça batarya ile kullanınız. Güç adaptörü ile çalışırken bataryanın %100 dolu olduğu ikazını alınca adaptör bağlantısını kesiniz. Şarj adaptörü ile uzun süreli kullanımlarda (genellikle notebookun desktop olarak kullanıldığı durumlar) bataryanın şarj-deşarj işlemi ihmal edilebilmektedir.
3) Bataryadaki enerji seviyesinin %5 in altına düşmesine izin vermeyiniz. Notebookunuzdaki güç seçenekleri ayarlarından kritik şarj seviyesini düzenleyebilirsiniz. Batarya enerji seviyesi %0 mertebesine indiğinde, pillerin ilk şarjı alması güçleşmekte ve ayrıca enerjisinin asla kesilmemesi gereken batarya iç devresi bozulabilmektedir. Bu durumda pil hücreleri sağlam olsa bile batarya sağlıklı bir şekilde çalışmayacaktır.
4) Notebookunuzun soğutma sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışıp çalışmadığına dikkat ediniz. Aksi takdirde aşırı ısıdan dolayı pil hücreleri zarar görüp özelliklerini yitirebilirler.
5) Batarya kullanımı zaruri değil ise ve bataryanın yıllarca sağlıklı kalması isteniyorsa %100 dolu bir şekilde kuru bir ortamda muhafaza edilmeli, haftada bir kez deşarj-şarj işlemi uygulanarak canlı tutulmalıdır.
6) Notebook çalışır durumda iken batarya sökme-takma işlemi yapılmamalıdır. Hem notebook hem de bataryanın sıhhati açısından bu konuya dikkat edilmelidir.
7) Bataryanın notebooka bağlantı noktaları kesinlikle kısa devre edilmemelidir.
8) Batarya kesinlikle nemden, sıvı temasından ve aşırı ısıdan korunmalıdır.
9) Notebooka herhangi bir şekilde sıvı teması olduğunda ilk olarak enerji kesilip batarya sökülmelidir. Sıvı temasının notebooka verebileceği zararları en aza indirmek bu şekilde mümkün olacaktır.
10) Batarya yuvasına tam oturmuyor ise zorlanmamalı, fiziksel hasarlardan kaçınmalı ve bir servise başvurulmalıdır.
11) Notebook mutlaka arkasında yazan input Volt ve Amper değerlerini asgaride taşıyan, yeterli güç seviyesine (Watt) sahip bir güç adaptörü ile kullanılmalıdır. Aksi durumda notebook çalışsa bile batarya şarjı gerçekleşmez ve hücreler zamanla canlılıklarını yitirirler.
12) Batarya kullanım süresi notebookun o anda ne kadar enerji harcadığı ile alakalıdır. Notebook üzerinde enerji harcayan birçok donanım mevcuttur (cpu, vga chip, fanlar, speakerlar, hdd ve optik sürücü motoru, wireless lan, bluetooth, usb aygıtlar vs). Bu donanımların değişik kullanım kombinasyonları farklı sürelerde batarya ömrü anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bataryanızdan her şekilde aynı kullanım süresini beklemeyiniz. Bataryanız sadece internette dolaşırken 3 saat dayanıyorsa, 3d oyun oynarken (vga chip, cpu, fanlar, speakerlar yoğun olarak devrede) 1.5 saat veya yüksek sesle cd den müzik dinlerken (optik sürücü motoru, speakerlar yoğun olarak devrede) 2 saat dayanması normaldir.
13) Güç adaptörü notebooka bağlı iken batarya enerji seviyesi %1 puan bile ilerlemiyorsa öncelikle notebookun batarya şarj devresinin sağlam olup olmadığı kontrol edilmeli/ettirilmelidir. Batarya şarj devresi arızalı ise gereksiz yere yeni bir batarya satın almış olabilirsiniz.
14) Batarya ömrü azaldığında kesinlikle şoklama yöntemine başvurmayınız. Bataryanızın kalan ömrünü de bu şekilde tüketmiş olacaksınız. Şoklama bataryaya geçici bir kapasite kazandırır ve kısa süre sonra batarya tamamen ömrünü yitirir.
15) Batarya ömrü azaldığında veya batarya şarj olmadığında pil hücrelerini değiştirmek yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ancak çoğunlukla zaman, para ve kaynak israfı ile sonuçlanmaktadır. Hücre değişimi bilinçli ve profesyonelce yapıldığında verimli olabilmekte (batarya iç devresi sağlam olmak kaydıyla) ancak bu işlemin maliyeti de yeni bir batarya bedeline yaklaşmaktadır.
16) Batarya arızalarının büyük bir kısmı batarya içerisindeki kontrol devresi ile ilgilidir. Bunun birçok sebebi olabilir (adaptör arızası, yanlış adaptör kullanımı, elektrik seviyesindeki dengesizlikler, elektronik komponent ömürleri vs) ancak hücre değişimi yöntemi, bataryadaki bu problemi ortadan kaldırmaz. Yeni bir batarya almak kaçınılmazdır.
17) Yeni alınan bir bataryanın ilk kullanımı çok önemlidir ve bataryanın gelecekteki ömrü ve performansı büyük oranda ilk kullanımda belirlenir. Yeni aldığınız bataryayı ilk olarak şu şekilde kullanınız:
Batarya notebooka bağlı ve notebook kapalı vaziyette iken cihazı yaklaşık 10-12 saat şarjda bırakınız. Notebooku çalıştırdığınızda bataryanın %100 dolmuş olduğunu göreceksiniz. Bataryayı %5 seviyesine kadar deşarj edip tekrar %100 oluncaya kadar şarj ediniz. Bu işlemi 4-5 kez tekrar ediniz. Bataryanız gelecekteki kullanımı için en verimli şekilde hazırlanmış olacaktır.
Batarya kullanım şekli pil hücrelerinin ömrü açısından çok önemlidir. Bir notebook bataryasını maksimum verimle uzun ömürlü kullanmak için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir:
1) Bataryayı sürekli canlı tutunuz. Haftada en az bir kez deşarj ve şarj işlemini gerçekleştiriniz. Uzun süre şarj-deşarj işlemi yapılmazsa hücreler enerji depolama özelliğini yitirmeye başlarlar.
2) Notebooku mümkün oldukça batarya ile kullanınız. Güç adaptörü ile çalışırken bataryanın %100 dolu olduğu ikazını alınca adaptör bağlantısını kesiniz. Şarj adaptörü ile uzun süreli kullanımlarda (genellikle notebookun desktop olarak kullanıldığı durumlar) bataryanın şarj-deşarj işlemi ihmal edilebilmektedir.
3) Bataryadaki enerji seviyesinin %5 in altına düşmesine izin vermeyiniz. Notebookunuzdaki güç seçenekleri ayarlarından kritik şarj seviyesini düzenleyebilirsiniz. Batarya enerji seviyesi %0 mertebesine indiğinde, pillerin ilk şarjı alması güçleşmekte ve ayrıca enerjisinin asla kesilmemesi gereken batarya iç devresi bozulabilmektedir. Bu durumda pil hücreleri sağlam olsa bile batarya sağlıklı bir şekilde çalışmayacaktır.
4) Notebookunuzun soğutma sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışıp çalışmadığına dikkat ediniz. Aksi takdirde aşırı ısıdan dolayı pil hücreleri zarar görüp özelliklerini yitirebilirler.
5) Batarya kullanımı zaruri değil ise ve bataryanın yıllarca sağlıklı kalması isteniyorsa %100 dolu bir şekilde kuru bir ortamda muhafaza edilmeli, haftada bir kez deşarj-şarj işlemi uygulanarak canlı tutulmalıdır.
6) Notebook çalışır durumda iken batarya sökme-takma işlemi yapılmamalıdır. Hem notebook hem de bataryanın sıhhati açısından bu konuya dikkat edilmelidir.
7) Bataryanın notebooka bağlantı noktaları kesinlikle kısa devre edilmemelidir.
8) Batarya kesinlikle nemden, sıvı temasından ve aşırı ısıdan korunmalıdır.
9) Notebooka herhangi bir şekilde sıvı teması olduğunda ilk olarak enerji kesilip batarya sökülmelidir. Sıvı temasının notebooka verebileceği zararları en aza indirmek bu şekilde mümkün olacaktır.
10) Batarya yuvasına tam oturmuyor ise zorlanmamalı, fiziksel hasarlardan kaçınmalı ve bir servise başvurulmalıdır.
11) Notebook mutlaka arkasında yazan input Volt ve Amper değerlerini asgaride taşıyan, yeterli güç seviyesine (Watt) sahip bir güç adaptörü ile kullanılmalıdır. Aksi durumda notebook çalışsa bile batarya şarjı gerçekleşmez ve hücreler zamanla canlılıklarını yitirirler.
12) Batarya kullanım süresi notebookun o anda ne kadar enerji harcadığı ile alakalıdır. Notebook üzerinde enerji harcayan birçok donanım mevcuttur (cpu, vga chip, fanlar, speakerlar, hdd ve optik sürücü motoru, wireless lan, bluetooth, usb aygıtlar vs). Bu donanımların değişik kullanım kombinasyonları farklı sürelerde batarya ömrü anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bataryanızdan her şekilde aynı kullanım süresini beklemeyiniz. Bataryanız sadece internette dolaşırken 3 saat dayanıyorsa, 3d oyun oynarken (vga chip, cpu, fanlar, speakerlar yoğun olarak devrede) 1.5 saat veya yüksek sesle cd den müzik dinlerken (optik sürücü motoru, speakerlar yoğun olarak devrede) 2 saat dayanması normaldir.
13) Güç adaptörü notebooka bağlı iken batarya enerji seviyesi %1 puan bile ilerlemiyorsa öncelikle notebookun batarya şarj devresinin sağlam olup olmadığı kontrol edilmeli/ettirilmelidir. Batarya şarj devresi arızalı ise gereksiz yere yeni bir batarya satın almış olabilirsiniz.
14) Batarya ömrü azaldığında kesinlikle şoklama yöntemine başvurmayınız. Bataryanızın kalan ömrünü de bu şekilde tüketmiş olacaksınız. Şoklama bataryaya geçici bir kapasite kazandırır ve kısa süre sonra batarya tamamen ömrünü yitirir.
15) Batarya ömrü azaldığında veya batarya şarj olmadığında pil hücrelerini değiştirmek yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ancak çoğunlukla zaman, para ve kaynak israfı ile sonuçlanmaktadır. Hücre değişimi bilinçli ve profesyonelce yapıldığında verimli olabilmekte (batarya iç devresi sağlam olmak kaydıyla) ancak bu işlemin maliyeti de yeni bir batarya bedeline yaklaşmaktadır.
16) Batarya arızalarının büyük bir kısmı batarya içerisindeki kontrol devresi ile ilgilidir. Bunun birçok sebebi olabilir (adaptör arızası, yanlış adaptör kullanımı, elektrik seviyesindeki dengesizlikler, elektronik komponent ömürleri vs) ancak hücre değişimi yöntemi, bataryadaki bu problemi ortadan kaldırmaz. Yeni bir batarya almak kaçınılmazdır.
17) Yeni alınan bir bataryanın ilk kullanımı çok önemlidir ve bataryanın gelecekteki ömrü ve performansı büyük oranda ilk kullanımda belirlenir. Yeni aldığınız bataryayı ilk olarak şu şekilde kullanınız:
Batarya notebooka bağlı ve notebook kapalı vaziyette iken cihazı yaklaşık 10-12 saat şarjda bırakınız. Notebooku çalıştırdığınızda bataryanın %100 dolmuş olduğunu göreceksiniz. Bataryayı %5 seviyesine kadar deşarj edip tekrar %100 oluncaya kadar şarj ediniz. Bu işlemi 4-5 kez tekrar ediniz. Bataryanız gelecekteki kullanımı için en verimli şekilde hazırlanmış olacaktır.
20 Kasım 2008 Perşembe
MİCROSOFT EXCEL
GÖREV BÖLMESİ: Çalışma sayfasının sağ tarafında görünen penceredir."ctrl+F1" ile aktif hale getirillir.Kullanıcıya web hizmetlerinde yararlanması sağlar.
ÖZEL GÖRÜNÜMLER: Bir çalışma sayfasının değişik görünümlerini yaratır. Görünüm, değişik görüntü seçenekleri sağlayarak verilerinizi görmenin en kolay yolunu sunar. Ayrı sayfalar olarak kaydetmeden değişik görünümler görüntüleyebilir, yazdırabilir ve saklayabilirsiniz
AÇIKLAMALAR: Word, tüm izleyiciler tarafından yaratılan açıklamaların tümünü açıklama bölmesinde görüntüler. Microsoft Excel, çalışma sayfasındaki açıklamaların görüntülenmesini etkinleştirir veya etkinliklerini kaldırır.
ÖZEL GÖRÜNÜMLER: Bir çalışma sayfasının değişik görünümlerini yaratır. Görünüm, değişik görüntü seçenekleri sağlayarak verilerinizi görmenin en kolay yolunu sunar. Ayrı sayfalar olarak kaydetmeden değişik görünümler görüntüleyebilir, yazdırabilir ve saklayabilirsiniz
AÇIKLAMALAR: Word, tüm izleyiciler tarafından yaratılan açıklamaların tümünü açıklama bölmesinde görüntüler. Microsoft Excel, çalışma sayfasındaki açıklamaların görüntülenmesini etkinleştirir veya etkinliklerini kaldırır.
18 Kasım 2008 Salı
WORD ARAÇLAR MENÜSÜ
Microsoft word araçlar menüsü uzman kişiler tarafından kullanılabilecek bir menüdür. Araçlar menüsünün alt menüleri şunlardır:
YAZIM VE DİLBİLGİSİ: Yazım ve dilbilgisi kurallarına uymayan kelimeleri altı kırmızı dalgalı alt çizgiler şeklinde gösterir. Bu işlemi bilgisayarın yapması araçlar/seçenekler/ yazım denetimi ve dilbilgisi menüsünden yazarken yazımı denetle menüsü aktif olmalıdır.
DİL : Üzerinde çalışılan belgenin hangi dil ile yazıldığını belirtmemizi sağlayan bir komuttur. Burada kullanılan dilimiz seçildikten sonra bütün imla kuralları, eş anlamlı kelime, heceleme gibi bir takım sözcüksel işlemler hep bu dilin sözlüğün göre yapılır.
SÖZCÜK SAYIMI : Üzerinde çalışılan belgenin içerisine toplam kaç kelime yazıldığını, kaç sayfadan oluştuğu, paragraf ve karakter sayısının kaç olduğu gibi bir takım istatistiksel bilgiler verir.
OTOMATİK ÖZET: Bu sadece ingilizce metinlerde yapılır.
DEĞİŞİKLİKLERİ İZLE:Word belgesi üzerinde yapılmış olan değişiklikleri görmemizi sağlar.
OTOMATİK DÜZELT : Yazılan yazı üzerinde otomatik düzeltmelerin yapılmasını sağlamak üzere bazı tanımları kullanılması sağlar.
BELGEYİ KORU : Belgenin istemediğimiz kişilere karşı korunmasını sağlayan komuttur. Belge değişikliklere, notlara veya formalara karşı ve istenirse şifre ile korunabilir.
DÜZELTMELER : Belge üzerinde yapılan değişikliklerin takip edilmesini sağlayan bir komuttur.
MAKRO : Word ortamında çok sık yapılan işlemin daha otomatikleşmesini sağlar.Bu işlemi makrolar sayesinde yaparız.
ÖZELLEŞTİR : Word üzerinde kullanıcı ihtiyaçarına göre menüleri ve tuş kombinasyonlarını düzenlemesini sağlar.
SEÇENEKLER : Word üzerinde yer alan bir takım ayarların değiştirilmesini sağlar.
YAZIM VE DİLBİLGİSİ: Yazım ve dilbilgisi kurallarına uymayan kelimeleri altı kırmızı dalgalı alt çizgiler şeklinde gösterir. Bu işlemi bilgisayarın yapması araçlar/seçenekler/ yazım denetimi ve dilbilgisi menüsünden yazarken yazımı denetle menüsü aktif olmalıdır.
DİL : Üzerinde çalışılan belgenin hangi dil ile yazıldığını belirtmemizi sağlayan bir komuttur. Burada kullanılan dilimiz seçildikten sonra bütün imla kuralları, eş anlamlı kelime, heceleme gibi bir takım sözcüksel işlemler hep bu dilin sözlüğün göre yapılır.
SÖZCÜK SAYIMI : Üzerinde çalışılan belgenin içerisine toplam kaç kelime yazıldığını, kaç sayfadan oluştuğu, paragraf ve karakter sayısının kaç olduğu gibi bir takım istatistiksel bilgiler verir.
OTOMATİK ÖZET: Bu sadece ingilizce metinlerde yapılır.
DEĞİŞİKLİKLERİ İZLE:Word belgesi üzerinde yapılmış olan değişiklikleri görmemizi sağlar.
OTOMATİK DÜZELT : Yazılan yazı üzerinde otomatik düzeltmelerin yapılmasını sağlamak üzere bazı tanımları kullanılması sağlar.
BELGEYİ KORU : Belgenin istemediğimiz kişilere karşı korunmasını sağlayan komuttur. Belge değişikliklere, notlara veya formalara karşı ve istenirse şifre ile korunabilir.
DÜZELTMELER : Belge üzerinde yapılan değişikliklerin takip edilmesini sağlayan bir komuttur.
MAKRO : Word ortamında çok sık yapılan işlemin daha otomatikleşmesini sağlar.Bu işlemi makrolar sayesinde yaparız.
ÖZELLEŞTİR : Word üzerinde kullanıcı ihtiyaçarına göre menüleri ve tuş kombinasyonlarını düzenlemesini sağlar.
SEÇENEKLER : Word üzerinde yer alan bir takım ayarların değiştirilmesini sağlar.
15 Kasım 2008 Cumartesi
WORD'TE 25 PÜF NOKTA
Aşağıda çalışmalarınızı kolaylaştıracak microsoftt word püf noktaları verilmiştir.
1-Arka plan değiştirilmesi:
Biçim/Arkaplan komutu kullanarak kullanıcını istediği arkaplan ayarlanır.
2-Sayfa görünümü ayarlama:
Kullanıcı kullandığı platform olan kağıt düzeninden sıkıldıysa görünüm menüsünden çalışmak istediği platformu ayarlayabilir.
3-Büyük küçük harf dönüşümü:
Seçili olan metinin dönüşümünü ayarlamak için Biçim/Büyük küçük harf değiştir komutu verilir.
4-Paragraf işaretçisini gösterme:
Biçimlendirme araç çubuğunda yer alan paragraf işaretçisine tıklanması yeterlidir.
5-Belgede yapılan biçimlendirme işlemlerini görme:
Biçim menüsünden biçimlendirmeyi göster komutu verilince sağ tarafta açılacak olan pencereden yapılmış olan biçimlendirmeleri görebilirsiniz.
6-Metin dilini ayarlama:
Araçlar/Dil/Dil Ayarla menüsünden kullanılmak istenen metin dili seçilir.
7-Otomatik kaydetme süresini ayarlama:
Araçlar/Seçenekler/Kaydet menüsünden otomatik bilgileri kurtarma kaydetme sıklığında seçeneğinden kaydetme süresi kullanıcı tarafından ayarlanabilir.
8-Arkaplanda yazdırma:
Yazdırma işlemi yaparken başka işlem yapmamıza ımkan sağlamak istersek Araçlar/Seçenekler/Yazdır menüsünde arkaplanda yazdırma kutucugu iptal edilir.
9-Dosya menüsünde görünen en son kullanılan dosyaların görünümünü engelleme:
Araçlar/Seçenekler/Genel menüsünden son kullanılan dosyaların menüsü sıfır yapıldı mı dosya menüsünde en son kullanılan dosyalar gözükmeyecektir.
10-Word'te ölçü birimini ayarlama:
Araçlar/Seçenekler/Genel menüsünden ölçü birimini ayarlamak mümkündür.
11-Kullanıcı adını değiştirme:
Araçlar/Seçenekler/Kullanıcı bilgisi menüsünden kullanıcı adını değiştirebiliriz.
12-Eklenen resimler tek tek uğraşmak yerine ne yapabiliriz?
Araçlar/Seçenekler/Düzen menüsünden resim farklı ekle/yapıştır seçeneğinden ayarlamak mümkündür.
13-Şifre koyma:
Belgemiz herkesin ulaşmasını engellemek istersek Araçlar/Seçenekler/Güvenlik menüsünden belgemize şifre koymamız yeterli olacaktır.
14-Belgemizin başkası ulaşılması ancak değişiklik yapılamaması:
Belgemize kullanıcıların ulaşması istenip ancak değişiklik yapılması istenmeyebilir. Bu durum için Araçlar/Seçenekler/Güvenlik şifre koyma işlemi yaptıktan sonra değiştirm parolası konulup salt okunur kutucuğu işaretlenmesi gerekir.
15-Belgede ile kaç kelime, satır, paragraf, sayfa olduğunu öğrenme:
Araçlar/Sözcük sayımı komutu verilir.
16-Menülerin alt elemanlarını değiştirme:
Araçlar/Özelleştir/Komutlar menüsünden komutları düzenle seçeneğinden istenilen alt menüler eklenebilir.
17-Tabloyu metine çevirme:
Tablo/Dönüştür/Tablo metne komutu verildiğinde seçilmiş olan tablo ile ilgili karşımıza diyalog penceresinden ayarlamalar yapılıp tamam denir.
18-Birden fazla kullanıcı tarafından oluşturulan metindeki değişiklikleri izleme:
Araçlar/Değişiklikleri izle komutu verilir.
19-Belgenin ekranda kitap görünümü şeklinde olması:
Standar araç çubuğundan "oku" komutu verilir.
20-Tablo stil oluşturma:
Tablo/Otomatik tablo biçimi menüsnden yeni sekmesine tıklanıldığında kullanıcı kendi istediği tablo stilini oluşturabilir.
21-Yakın veya eş anlamlı kelimelere ulaşmayı sağlayan komut:
Araçlar/Araştır komutu verildiğinde çalışma sayfasının sağ bölümünde açılan pencereden eş ve yakın anlamlı veya başka dillerdeki karşılığına ulaşmak mümkündür.
22-Metindeki boşlukları görmek için:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm menüsünden boşluklar kutucuğu işaretlenip tamam denir.
23-Kullanıcı standart stiller dışında stil oluşturması:
Biçim/Stiller ve Biçimlendirme komutu verilip sağ tarafta açılan pencereden yeni still tıklanıp kullanıcının isteğine göre ayarlamalar yapması mümkündür.
24-Resimleri gizleme:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm menüsünden resim yer tutucuları kutucuğu işaretlenip tamam denir.
25-Alan kodlarının görüntülenmesi:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm alan kodlarını görmek mümkündür.Saklanmak ıstenılen bılgıler ıcın kullanılar kodlardır.
1-Arka plan değiştirilmesi:
Biçim/Arkaplan komutu kullanarak kullanıcını istediği arkaplan ayarlanır.
2-Sayfa görünümü ayarlama:
Kullanıcı kullandığı platform olan kağıt düzeninden sıkıldıysa görünüm menüsünden çalışmak istediği platformu ayarlayabilir.
3-Büyük küçük harf dönüşümü:
Seçili olan metinin dönüşümünü ayarlamak için Biçim/Büyük küçük harf değiştir komutu verilir.
4-Paragraf işaretçisini gösterme:
Biçimlendirme araç çubuğunda yer alan paragraf işaretçisine tıklanması yeterlidir.
5-Belgede yapılan biçimlendirme işlemlerini görme:
Biçim menüsünden biçimlendirmeyi göster komutu verilince sağ tarafta açılacak olan pencereden yapılmış olan biçimlendirmeleri görebilirsiniz.
6-Metin dilini ayarlama:
Araçlar/Dil/Dil Ayarla menüsünden kullanılmak istenen metin dili seçilir.
7-Otomatik kaydetme süresini ayarlama:
Araçlar/Seçenekler/Kaydet menüsünden otomatik bilgileri kurtarma kaydetme sıklığında seçeneğinden kaydetme süresi kullanıcı tarafından ayarlanabilir.
8-Arkaplanda yazdırma:
Yazdırma işlemi yaparken başka işlem yapmamıza ımkan sağlamak istersek Araçlar/Seçenekler/Yazdır menüsünde arkaplanda yazdırma kutucugu iptal edilir.
9-Dosya menüsünde görünen en son kullanılan dosyaların görünümünü engelleme:
Araçlar/Seçenekler/Genel menüsünden son kullanılan dosyaların menüsü sıfır yapıldı mı dosya menüsünde en son kullanılan dosyalar gözükmeyecektir.
10-Word'te ölçü birimini ayarlama:
Araçlar/Seçenekler/Genel menüsünden ölçü birimini ayarlamak mümkündür.
11-Kullanıcı adını değiştirme:
Araçlar/Seçenekler/Kullanıcı bilgisi menüsünden kullanıcı adını değiştirebiliriz.
12-Eklenen resimler tek tek uğraşmak yerine ne yapabiliriz?
Araçlar/Seçenekler/Düzen menüsünden resim farklı ekle/yapıştır seçeneğinden ayarlamak mümkündür.
13-Şifre koyma:
Belgemiz herkesin ulaşmasını engellemek istersek Araçlar/Seçenekler/Güvenlik menüsünden belgemize şifre koymamız yeterli olacaktır.
14-Belgemizin başkası ulaşılması ancak değişiklik yapılamaması:
Belgemize kullanıcıların ulaşması istenip ancak değişiklik yapılması istenmeyebilir. Bu durum için Araçlar/Seçenekler/Güvenlik şifre koyma işlemi yaptıktan sonra değiştirm parolası konulup salt okunur kutucuğu işaretlenmesi gerekir.
15-Belgede ile kaç kelime, satır, paragraf, sayfa olduğunu öğrenme:
Araçlar/Sözcük sayımı komutu verilir.
16-Menülerin alt elemanlarını değiştirme:
Araçlar/Özelleştir/Komutlar menüsünden komutları düzenle seçeneğinden istenilen alt menüler eklenebilir.
17-Tabloyu metine çevirme:
Tablo/Dönüştür/Tablo metne komutu verildiğinde seçilmiş olan tablo ile ilgili karşımıza diyalog penceresinden ayarlamalar yapılıp tamam denir.
18-Birden fazla kullanıcı tarafından oluşturulan metindeki değişiklikleri izleme:
Araçlar/Değişiklikleri izle komutu verilir.
19-Belgenin ekranda kitap görünümü şeklinde olması:
Standar araç çubuğundan "oku" komutu verilir.
20-Tablo stil oluşturma:
Tablo/Otomatik tablo biçimi menüsnden yeni sekmesine tıklanıldığında kullanıcı kendi istediği tablo stilini oluşturabilir.
21-Yakın veya eş anlamlı kelimelere ulaşmayı sağlayan komut:
Araçlar/Araştır komutu verildiğinde çalışma sayfasının sağ bölümünde açılan pencereden eş ve yakın anlamlı veya başka dillerdeki karşılığına ulaşmak mümkündür.
22-Metindeki boşlukları görmek için:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm menüsünden boşluklar kutucuğu işaretlenip tamam denir.
23-Kullanıcı standart stiller dışında stil oluşturması:
Biçim/Stiller ve Biçimlendirme komutu verilip sağ tarafta açılan pencereden yeni still tıklanıp kullanıcının isteğine göre ayarlamalar yapması mümkündür.
24-Resimleri gizleme:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm menüsünden resim yer tutucuları kutucuğu işaretlenip tamam denir.
25-Alan kodlarının görüntülenmesi:
Araçlar/Seçenekler/Görünüm alan kodlarını görmek mümkündür.Saklanmak ıstenılen bılgıler ıcın kullanılar kodlardır.
5 Kasım 2008 Çarşamba
OTOMATİK BİÇİM VE STİLLERİN KULLANIMI

OTOMATİK BİÇİM:Bir veya birden fazla biçimleme özelliğinin bir araya getirilmiş haline denir. Belgeyi otomatik olarak biçimlendirmek için bu komuttan yararlanılır.

yukarıda işlemi gerçekleştirdiğimiz de yan tarafta görülen diyalog penceresi açılacaktır.Eğer otomatik biçilendirme de değişiklik yapmak istersek seçenekler menüsüne tıklanır.Aşağıda görülen pencereye ulaşmış oluruz.

Bu pencere kullanıcı istediği kriterleri onaylayıp istediklerini kaldırabilir.Örneğin;düz tırnakları "akıllı tırnaklar" ile gösterilmesini sağlayabilir.bu işlemler sırasıyla yapıldıktan sonra onay pencere niteliğin de ufak bir pencere daha açılacaktır.Uygulamanın tümünü benimsemesi, tümünü reddetmesi,belirlenen stiller birinin seçilmesi işlemleri yapıp metne isteğimiz otomatik biçimlendirme kriterleri getirmiş oluruz.
STİLLER VE BİÇİMLENDİRME
Word belgesi içine metin oluştururken yazı ile ilgili ayarlamalaraihtiyacı duyarız.Bilgisayarın "normal.dot" adlı dosyasında
bu bilgiler mevcut olup standart olarak bulunmaktadır.
(yazı tipinin,boyutunun,stilinin,rengini ....)Bizi bunları tek tek
ayarlamaktan kurtarır.Eğer ki oluşturduğumuz değerler şablon
olarak kaydet dersek "normal.dot"dosyaya değerlerimizi kaydetmiş
oluruz.Bu değerler bir sonraki işlemlerde stilleri görüntülediğimiz de
karşımıza gelir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)